Doğum denildiğinde hemen herkesin aklına bereket, yenilik, aile, mutluluk ve bu kavramlarla ilişkili başka birçok sözcük gelir. Gerçekten de etrafımıza biraz daha dikkatli baktığımızda her şeyin ama her şeyin doğumla başlayıp bittiğini, doğumla ilgili devam ettiğini görürüz. Yani anne baba ve çocuk ilişkisi, doğumla mucizesiyle taçlanır ve sonsuza dek sürer. Doğumla isim sahibi olan çocuk, hatta çocuğa ismini verenler bile bazen yüzyıllar öncesinden günümüze, aynı tazelikle devretmiş mitler, masallar ve farklı kültürlerin efsanelerini unutmuş görünürler. Oysa onlar isimleriyle, heykelleriyle, efsanelerin kültürlere göre yorumlarıyla hep hayatımızdadır.
İnançlarımız ve bildiklerimiz doğrultusunda, kimi zaman bizlere zor zamanlarda yardımcı olduğunu düşündüğümüz, iyiliklerle ve zorlukları yenmekte destek aldığımız birileri, bir şeyler vardır. İnandığımız dine göre, kültürümüze göre değişkenlik gösterse de belki de tüm kadınlar için ve tüm kadınların içinde biraz “tanrıça”lık vardır.
Önce doğurganlık, yani Romalıların doğurganlık tanrıçası Bona Dea (İyi Tanrıça) gibi bir tanrıça gerekiyor. Ama bereket denildiğinde de ilk aklımıza gelen şeylerden biri de topraktır. Her şey topraktan mı doğmuştur?
Roma mitolojisinde Carmenta doğum tanrısıdır. Carmenta ve diğer doğum tanrıçalarından önce devreye giren Alemonia’nın da çok önemli bir görevi vardır, o henüz doğmamış çocukları besleyen tanrıçadır. Dea Dia ise Roma mitolojisinin büyüme ve gelişme tanrıçasıdır. Diana da doğa, verimlilik ve doğum tanrıçasıdır.
Lucina kadınlara doğumda yardım eden ve sancıları azaltan tanrıçadır. Kadınları zorluklardan aydınlığa çıkarttığı ve çocukları karanlık anne karnından ışıklı dünyaya kavuşturduğu için, sonraları ‘çocuklara ışık bahşeden’ anlamına gelen Juno adını almıştır. Egeria, Romulus’un koruyuculuğunu yapmıştır, o da bir doğum tanrıçasıdır.
|
Yine Roma mitolojisine göre çocukların duyguları ve kendiliğinden oluvermiş farklı mizaçları vardır. Doğar doğmaz birçok duyguyla doludurlar. Bunun için Sentius, doğarken çocuklara duygu bağışlar. Çocuklar doğar doğmaz da yenidoğanları koruyan Pilumunus devreye girer. Çünkü onlar kırılgan, narin, küçücük ve korunmaya muhtaçtırlar. Ağlamaktan harap olmasınlar diye Vagitanos, yani çocukların bağırmalarını ve ağlamalarını idare eden tanrıça işe koyulur.
|

|
Doğum, gebelik, annelik ve çocuk yetiştirmekle ilgili birçok efsane de vardır. Mesela Yunan mitolojisinde Galinthias, Herakles’in annesi Alkmene’nin arkadaşıdır. Alkmene doğum yapacağı sırada doğum tanrıçaları Hera’nın emriyle doğuma engel olmaya çalışınca Galinthias onları uzaklaştırır ve Herakles’in doğumuna yardım eder; fakat sonunda Hera onu bir gelinciğe dönüştürerek cezalandırır.
Her zaman iyilikler değil, bazen kıskançlık ve hasetle kötülükler de yapar tabii tanrıçalar. Yine Hera ile ilgili bir hikâye: (Zaman zaman Zeus yüzünden ona hak versek de pek çok kötülük yapmıştır Hera.) Herakles’in doğumu sırasında, doğuma engel olmaya çalışmış, ancak Historis, doğum tanrıçalarını kurnazlıkla oradan uzaklaştırıp doğumun olmasını sağlamıştır. Bu arada, Hera’nın da süt annesi vardır: Markıs.
Herakles’in ikiz kardeşi İphikles’ti. Babaları ayrı olmasına ve anneleri onlara farklı zamanda hamile kalmasına rağmen tanrı Zeus sevdiği kadın fazla acı çekmesin diye iki doğumun aynı anda olmasını sağlamıştır. İki kardeş birlikte büyüyüp birçok savaşa katıldılar.
Yunan mitolojisindeki Gaia, adının karşılığı ‘toprak’ olan tanrıçadır. Bütün tanrıların soylarının köken aldığı en eski ve ilk tanrıça olarak bilinir. Uranus’u kocasız olarak doğurduğu rivayet edilmiştir. Tüm evreni o doğurmuştur.

|
Hayat, doğum ve bereket, susuz olmaz elbette. Yunan mitolojisinin bolluk ve bereket tanrıçalarından biri de Amalthea’dır. Bu tanrıça Anadolu’da Kybele’ye dönüşmüştür. Kybele, eski Anadolu’da tanrıların anası sayılır.
Yunan mitolojisinin en büyük tanrısı Zeus’un süt anneleri vardır. Bunlardan biri Ameltheia’dır ve bir keçidir. Diğeri de bir peri kızı olan Kinosura. Ve dağlık bölgelerin tanrıçası İda’lı ana Rhea, Zeus’u büyütmüştür. Zeus ile Leto’nun kızı, büyük tanrıça Artemis ise kardeşinden sadece birkaç dakika önce doğup Apollon’un doğumu sırasında annesine yardım bile etmiştir.
Ebelerin doğumda payları tartışılmaz ve unutulmaz. Yunan mitolojisinde Eileithyia, ebelik ve çocuk doğurma tanrıçasıdır. Ebe tanrıça, doğum ağrıları tanrıçası. Doğumlarında kadınlara yardım eder.
|
Batı Afrika tanrıçalarından Asase Yaa, insanlığı doğuran tanrıçadır. Çiftçiler toprağa tohum atarken ona dua ederler, çünkü toprağın verimliliğini de o sağlar. Yemaya ise suların annesi, tanrıçasıdır. Ayrıca anneleri ve çocuklarını da korur. Afrka’nın Ay tanrıçası olan Ngame ise doğumda hazır bulunur ve doğan çocuğun bedenine Ay’ın ışınlarından ruh üfler. Onsuz doğum olmaz.
Kelt mitolojisinde de Arianrhod, Ay tanrıçası, annelikte verimlilik tanrıçasıdır. Doğumun ve doğumdan sonra annenin, annenin çocukla ilişkisinin yenilik ve değişim olduğu kesin. Cerridwen de yenilenme, değişim ve dönüşüm tanrıçasıdır.
Orta Doğu’da Asherah, cennetin kraliçesi, denizlerin leydisi, tanrıları doğurtan tanrıça olarak anılır. Süt vermek ve çocuğun beslenmesi ile ilgili tüm detaylar oldukça önemli şeyler yaşamımızda. Doğru beslenmemiş bir bebeğin büyümesini tamamlaması ve ideal ölçülerine ulaşması imkansızdır. Bu zor konuda Asherah yardıma yetişir. Onun birçok çocuğa süt annelik yaptığı, sayılamayacak kadar çok çocuğu doğurttuğu anlatılır.
Babil’in tanrıçalarından Eura her tür canlının doğumunu kontrol eder. Kader tanrıçası olan Gula da doğumdan sorumludur.
Gebelikle ilgili bütün tanrıçaların işleri zordur, ama belki de Lilith’inki daha da zordur. Sümer mitolojisinde Lilith, güçlendirme, eşitleme, özgürleştirme ve bütünleştirme tanrıçasıdır.
Eski Mısır’da doğum yapan kadınları tanrıça Nekhebet korur. Ayrıca doğan çocuğun meme emmesini de sağlar. Nil nehrinin de tanrıçası olan Taueret de doğumdan ve bebeğin beslenmesinden sorumludur.
Elbette gebelikle başlayan süreçte evlilik de yenilenecek, güzelleşecek, zenginleşecektir. Kadın anne olacak, erkek baba; iki kişi artık aile kavramını genişletecektir. Bu konuda İskandinav mitolojisinde tanrıça Frigga’dır. O evlilik ve annelik tanrıçasıdır.
Slav mitolojisinde de Lada, baharın ve evliliklerin mutlu devam etmesini sağlayan tanrıçadır.
Rus mitolojisine göre Rod doğum tanrısıdır. Burada diğer kültürlerin mitolojilerinden farklı olarak bir tanrı yani bir erkek doğumun koruyucusudur. Rod aynı zamanda tüm dünyanın yaratıcısı, ışık ve döllenmeden sorumlu tanrıdır. Ama Rus mitolojisinde bir de tanrıça vardır doğumdan sorumlu, Rozanitsi. Bu tanrıça, ürün hasadından da sorumludur.
Hint mitolojisinde kara toprağın anası olan Kali, doğurganlık tanrıçasıdır. Yeryüzüne hayat veren odur. Hem genç bir kız, hem anne hem de yaşlı bilge kadındır. Doğumda çocuğu koruyan tanrıça ise Şasti’dir. Erişkin yaşa gelene dek de çocuğu korumaya devam eder.
Kuan Yin, Çin’in çocukları koruyan merhamet tanrıçasıdır. Doğumun sağlıklı gerçekleşmesi de onun görevidir.
Tabii mitolojide annelik, doğurganlık, anne çocuk ilişkilerine dair söylenecek çok şey var. Çocuğun ana rahmine düşmesinden büyüyüp yetişmesine kadar bütün evrelerde annelerin hayatlarını kolaylaştıracak büyük, küçük birçok “yardımcı” olduğu gibi... Anne olacak kadının kendi annesi, eşi, eşinin annesi, kardeşi, arkadaşları, akrabalar ve kim bilir... Belki de tanrıçalar! En azından onlardan ilham almak ve her kadının birer tanrıça olduğuna inanmak bile yeterli olacaktır.
|